Amatör Balık Avcılığının Tarihi

Balıkçılık tatlı su ve tuzlu sularda yapılan balık yakalama sporu olarak da bilinir.

Avcılığın temel kaynağı besin elde etmektir. Balıkçılık da hayatta kalmak için yiyecek bulma zorunluluğuna dayanmaktadır. Balıkçılık kimi zaman spor amaçlı kimi zaman hobi kimi zaman ise ticaret amacıyla yapılmaktadır. Amatör balık avcılığının tarihi denildiğinde ise milattan önce 2000li yıllar da Mısırlılar da olta, ağ ve misina ile balık tuttuklarına dair kalıntılar vardır. Çin kaynaklarına göre ise balık tutmak için önceden pişirdikleri pirinç tanenlerini balık yemi olarak kullandıklarına dair bilgiler mevcuttur. İpekten yaptıkları misina ipleri, tığdan yapılma olta iğneleri ve bambu ağaçtan yapılan ucu keskin kamışlar ile balık tutuklarını gösteren bilgiler mevcuttur.

Amatör balık avcılığının tarihiincelendiğinde Güney Afrika ülkesinde mağaralarda yapılan kazılarda insanların kabuklu deniz canlıları ile beslendiğini kanıtlayan bilgiler tarihimizde kesindir. İnsanların balıklarla beslendiğine dair kanıtlar 140000 yıl öncesine dayandığı bilinmektedir.  Eski olta iğnesi Doğu Timur, Güneydoğu Asya’daki mağaralarda bulunmuş ve milattan önce 40000 yıllarında üretildiği yine tespit edinilmiş ve tarih arşivlerine kazınmıştır. Milattan sonra ikinci yüzyılda Oppianos kayıtlarında balık avı teknikleri kayıt altına alınıştır. Bu bilgiler ile günümüzde hala tartışılan balık avlama teknikleri nasıl geliştiği yönünde bilgiler sunması sağlanmıştır. Antik Çağda balık yakalama için bolca yem atılmış, sarkıtılan sepetler ile balık tutulmuş ya da tavşankulağı kökünden elde edilen zehir ile balıkların ağa doğru sürme yöntemi ile tutulmuştur. 

Osmanlı döneminde amatör balıkçılık ise başlarda yoktu. Çünkü imparatorluğun göçebe bir hayat sürmesi ve toprak bağımlılığı insanları tarıma ve hayvancılığa itmiştir. Hatta inandıkları batıl bir söz olan ‘Şarap değil de su içtiklerinden yedikleri balıklar midelerinde tekrar dirilir diye korkarlar’ sözüne dikkate alarak su ürünlerine ilgi göstermemiş olabilirler. Zamanla bu düşünce değişmiştir. Avlanma yine de yaygın olmadığı için balık çok fazla ve ucuzdu. Ve sadece fakirler ve keşişler yerlerdi. Osmanlı döneminde saraylar da deniz balığı yerine tatlı su balığı tercih edilirdi. Hatta balığın çok olması Bizans da basılan paralarda ton balığı resminin olması en büyük kanıttır. Ve zamanla farkına varıldıktan sonra diğer ülkelerin balık avlama metotları kullanılmaya başlanmıştır.

Her geçen gün artan nüfus akarsu ya da denizlerde balıkların azalmasına neden olsa da yaz dönemlerinde uygulanan balık avı yasağı ile bir nebze olsun balıkların çoğalmasına ve büyümesi sağlanmaktadır. Amatör balıkçılık yapan insanların genellikle vakti değerlendirme ya da o günkü yiyeceğini çıkarma anlamında verdiği eğlenceli vakitlerden bir tanesidir. Günümüzde kullanılan yeni nesil balık tutma malzemeleri ile eski nesilde kullanılan balık tutma malzemeleri arasında fark olsa da balığı nerede tutacağız acaba nerelerde balık vardır kavramları her zaman insanlarda soru işareti olmayı başarmıştır. Küçük bir tekne ile amatör tekne balıkçılığı yapan insanın rüzgârın hızını, hava koşullarını bilmesi önem arz etmektedir. Aksi takdirde istenmeyen sonuçlarla karşılaşması kaçınılmazdır. Genelde insanlar işten çıktıklarında küçük bir tekne ile akşam saatlerinin vakitlerini değerlendirme adına fazla açığa açılmadan olta balıkçılığı yapmaktadırlar. Biraz sohbet ve oltaya gelen her balık insanda bıraktığı duyguyu tavana çıkarmaktadır. Çünkü oltaya takılan her balık oltanın titremesine neden olması ve hızla yukarıya doğru çekip balığın suda parlayan ışıltısı ile yüzlerde mutluluk anlamına gelir. Günün yorgunluğunu gelen balıklar ile rahatlamaya, işin stresinin kaybolmasına, günün yemeğinin beyaz et ile taçlandırılması önemlidir.

Balık tutmak insanların stresini atmasını sağlayan güzel bir aktivitedir. Her insanın yapması gereken, muhakkak o duygusu yaşaması gereken bir histir. Eğer sizde tekneyle balığa çıkmak isterseniz, web sitemizden size uygun bir kiralık tekne veya balık avı turu bulabilirsiniz.